Bu başlık altında (19) ayet bulunmaktadır.
-
Rûm, 30:52
Şüphesiz, sen ölülere işittiremezsin. Dönüp gittikleri zaman çağrıyı sağırlara da işittiremezsin.
-
Rûm, 30:53
Sen körleri sapkınlıklarından çıkarıp doğru yola iletemezsin. Sen çağrını ancak, âyetlerimize inanıp müslüman olan kimselere işittirebilirsin.
-
Yâsîn, 36:11
Sen ancak Zikr'e (Kur'an'a) uyanı ve görmediği halde Rahmân'dan korkan kimseyi uyarırsın. İşte onu bir bağışlanma ve güzel bir mükafatla müjdele.
-
Kaf, 50:45
Biz onların ne dediklerini çok iyi biliyoruz. Sen, onlara karşı bir zorba değilsin. O halde sen, benim uyarımdan korkan kimselere Kur'an ile öğüt ver.
-
Zâriyât, 51:55
Sen yine de öğüt ver. Çünkü öğüt mü'minlere fayda verir.
-
Abese, 80:1
Kendisine o âmâ geldi diye Peygamber yüzünü ekşitti ve öteye döndü.
-
Abese, 80:2
Kendisine o âmâ geldi diye Peygamber yüzünü ekşitti ve öteye döndü.
-
Abese, 80:3
(Ey Muhammed!) Ne bilirsin, belki de o arınacak,
-
Abese, 80:4
Yahut öğüt alacak da bu öğüt kendisine fayda verecek.
-
Abese, 80:5
Kendini muhtaç hissetmeyene gelince;
-
Abese, 80:6
Sen, ona yöneliyorsun.
-
Abese, 80:7
(İstemiyorsa) onun arınmamasından sana ne!
-
Abese, 80:8
Allah'a karşı derin bir saygıyla korku içinde koşarak sana geleni ise bırakıp, ona aldırmıyorsun.
-
Abese, 80:9
Allah'a karşı derin bir saygıyla korku içinde koşarak sana geleni ise bırakıp, ona aldırmıyorsun.
-
Abese, 80:10
Allah'a karşı derin bir saygıyla korku içinde koşarak sana geleni ise bırakıp, ona aldırmıyorsun.
-
Abese, 80:11
Hayır, böyle yapma! Çünkü bu (Kur'an) bir öğüttür.
-
A'lâ, 87:9
O halde, eğer öğüt fayda verirse, öğüt ver.
-
A'lâ, 87:10
Allah'a karşı derin saygı duyarak ondan korkan öğüt alacaktır.
-
A'lâ, 87:11
En büyük ateşe girecek olan en bedbaht kimse (kâfir) ise, öğüt almaktan kaçınır.